Benim adım Rüzgar
Omuzlarımda kent yürür
Göğün şiddeti yuvalanır göğüs kafesime.
Gürültülü bir ıslık kadar tehlikeliyim bazen.
Bazen saçlarına dokunurum hayatın.
İlişirim bütün sokak kaldırımlarına.
Sevişirim bütün yeryüzünün ağaçlarıyla
Benim adım Rüzgar
Benim adım Rüzgar
Örtüler yırtılır tırnaklarımın ucunda
Görünmez bir sel olurum
Taş akar damarlarımda
Sızıntıyım soğuk yataklara
Turuncu kadifeler bile dayanmaz
Kırık merdivenlerin sesiyim
Beton duvarlar hiç birşey ifade etmez bana
Ben çıkmaz sokakları aşmayıda bilirim
Benim adım Rüzgar
kıyameti olurum içimde uçan kuşların
kırılır kanatları güneşin
soyunur bir gecede olsa dünya tufana
Dul kalır doğa
Keserim bir anda suyun ayaklarını
Köprüler küçülür bana
Şehirler boncuk olur
an gelir
Bir balığın süzgeçine yol ederim
An biter
bütün yolların celladı olur izim
Benim adım Rüzgar
Benim adım Rüzgar
Üfürdüğüm toprakta çiçekler yetişmez.
Çiğdemler bükülür erişmez göğe
Gün aymasında bir çınar kadar yüksek
Asvaltta ki çizgi kadar alçak yürürüm.
Tavanlar göçer bir başka semte
Tarumar olur bütün bastığınız tabanlar.
çatlamış kemikten geçerim kimi zaman
Kimi zaman'da ateşlere konuk olurum.
Benim adım Rüzgar
Benim adım Rüzgar
Bin yıldır kapamadım gözlerimi
Hiç bir ressamın ömrü yetmez beni çizmeye.
Hiç bir güzellikte geçmez adım
Ve hiç bir hesapta bulunmam
Tartılara hafif kalırım
evrene ağır
Bin yıldır duramadım yerimde
Hiç bir şair işitmez
Bu yüzden yazmaz kalemler beni
Benim adım Rüzgar
Benim adım Rüzgar
Jilet kesiği kadar derindir bakışlarım.
yağmur bile cesaret edemez bana.
Kollarım kopuktur tutmaz
Bir ülkem yoktur benim
Bir bayrağım
Bir yönüm yok
Nereden geldiğim ve nerelere gittiğim bilinmez
Bir reng'e ait değilim
Bir sayı ile ölçülmem
Nefes nefese tutuşmuş elliiki dakikalarım'da yok.
Benim adım Rüzgar
P