Adım güzel, huyum güzel, inanç ve edeple yaşamayı severim. Yüreğimde bin bir ilahi ilham var, kaderin tecellisi var. Yüreğimde kan damlar, her zaman gözlerim yaşlı. Yanık yürekliyim, Kerbela gibiyim. Serapta suya hasret, susuz giden gonca güller gibiyim. Benim adım Zeynep.
Kalbimde ilahi bir aşk var, aşkların en güzeli. Bendeki bu aşk, hiçbir aşka benzemez. Kalbime taht kurmuş, zikrullah secademde. Dilim okurken "Lailahe illallah", bütün üzüflarım edeple şekil alır. Belki bu son niyazım, son yakarışlarım. Hakka arzu halim diye, benim adım Zeynep.
Bir dua okurken kalbim titrer, "Muhammed Rasûlullah" derken. Kerbela'da Ehlibeytin çınar ağacının dalları, yaprakları, fidanları bir bir gövdesinden kopup toprağa düşerken, Hüseyin'im aklımdan çıkmaz. Çünkü Zeynep'lerin bağrı yanık, gönlü buruk. Kerbela'dan beri ben gülmeyi unuttum, gözyaşlarımla ıslanır namaza durduğum seccadem. Benim adım Zeynep.
Dünya gönlüme oldu mezar, gönlüm ise marazhane. Dertler deryasında yaşıyorum. Ehl-i beyt'in gördüğü zulüm çektiği bunca çile. Fidanlar bir bir düşerken çorak toprağa, ben gülmeyi çoktan unuttum. Bir tebessüme hasret yüreğim yanar, bir yudum suya kana kana yanar yüreğim. Hasreti gidermek için içince bir yudum su, gözlerimden boşalır, damla damla gözyaşı. Dönüşü yok tecelliyayı, kader böyle. Kedere boyun eğdim, hikmeti yüce Hakk'ta bildim. Benim adım Zeynep.
©doğukan01
H