Bir varmış bir yokmuş misaliydi benim
hikayem,
Birinci perdenin bittiğinde anladım ikinci perdenin heyecanını,
Adım atarken sonsuzluğa, eşlik eden kalemim ve rahlem,
Bir nehir gibi akıp geçti kalemimden, çocukluğumun zamanı,
Çocukluğumuzda aklımızı süsleyen hayaller,
Üzerinde gemi yüzdürdüğümüz yağmur damlaları,
Bugün gemiye binip gitti hayaller,
Bana maziden kalan tek şey çocukluğumun anıları,
Nerdesin annemin beni sarım diyerek sevdiği günler?
Nerdesin sükunet içerisinde kalan zayıf çocuk?
Bugünü teselli eden, kalemle kağıda işlenmiş sözler,
Şimdi mi? Zaman bir akar su, geçen günler maziden soğuk,
Sene iki bin sekiz, aylardan kasım,
Üzerimde dolaşıyor, sisli bulutlar,
Günlerden pazartesi, onbir yaşım,
Bir karanlık gibi çöktü üzerime acılar,
Acılarıma şahit sıçrayarak uyandığım geceler,
Tek isteğim hemşire bacı bir damla su,
Şiir okurlar pencereden ziyaretime gelen serçeler,
Kaderden bana biçilen dikiş izleri, zalime cehennem kuyusu,
Kolumdan tutup yürüttü beni hayat,
Yavaş yavaş adım adam bir çocuk gibiyim,
Başım dik, ayaklarım yerde zalime inat,
Dilsiz şeytanları zincire vuracak gibiyim,
Ve zuhur etti müjdeli haber göklerden,
Hediyesi gecelerin, nur topu gibi bir yalnızlık,
Anlat aşkını kağıtlara diye bir ses gelir gaipten,
Mürekkebin iz bıraktığı yerde hayalden bir kahramanlık,
Dost ki, yaşanmamış anıda, yazılmamış şiirde gizli,
Dost ki, gecemdeki mum misali üflesende sönmez,
Benim dostum ki, biraz sinirli ve gizemli,
O dost ise nadir yetişenler den Halit Sönmez,
Elveda çileyle yoğrulmuş, masum ve zayıf çoçuk
Güle güle mazinin mirası, kaderin tatlı acısı,
Helal et hakkını aklımdaki yokluk,
Aleyküm selam kaderin güneşi fikir sancısı...
Yalnız Adam
©yalnız38
Y