Şiirimi okurken ellerin üşüyüp boğazın düğümlenmeyekse okuma,
Okuma arkadaş!
Sahte duyguların, aşkların yuvası değil benim meclisim.
Cam önündeki yapay çiçeklere benzemez.
Ağır gelir sözlerim, sözcüklerim.
Gözleri dolu, gününü akşam etmek için dua edenlerin kenanı burası.
Melodilere takılıp geçmişini hatırlayanların yuvası.
Maziyi unutmayıp, şuanı ve dahi geliceği yaşamaya çalışanların savaşı, melodisi bu.
Öyle her köşe başında oturup sohbet etmelik aşk değil.
Ne meclunun çölü, nede ferhat'ın dağı değil.
Ferhat gibi dağı delmek yada çıkışı olan çöller içinde değilim ben.
İnsanın kendisini, gururunu hiçe sayması demek.
Gururumu nasıl büküp devam edebilirim hayata?
Edemem!
İşte bu yüzden kendimdeyim, kendimde sadece.
İbadetlik bir aşkta değil bu!
Yada takıntı hiç değil.
Sadece tanrıya eğilen bu beden içinde sende takıntılı kalmış olamam.
Sen yokken dahi hissedebiliyorsam aşkı,
Buna ben sevda derim...
Bu benim Yolculuğum...
©mahfı
S