Bugün yine elimden akıp gidişini izledim;
Berrak bir su misali avuçlarımdan kayışını...
Ve en çok o berraklığını sevmiştim;
O masum, parlak gülüşlerini...
Nasıl değiştik ikimizde?
İkimizde yalnız kaldık;
Nasıl da koptuk birbirimizden, bak!
İki elmanın yarısı mıydık bilmem ama,
Sımsıkı bir düğümdük biz, nasıl da çözdüler...
Benim bildiğim sen,
Öylesine farklısın ki şimdikinden.
Ve biliyorum, öyleyim bende...
Farkındayım ve bu yüzden kızamıyorum sana...
Yüzüm karanlığa boğuluyor, aklıma sen geldiğin anda...
Özür dilerim, mahcubum sana;
Ve ben bugün daha çok muhtacım sana...
Fikrimden çıkaramadığım o eski anılarımıza...
Masumluğumu harcamışım senle geçirdiğim zamanlarda.
Ve elimde hiç bir şey kalmadı artık, ne masumluğa, ne mutluluğa ne de sana dair...
O yüzden sakın sende benim gibi bitap düşürme kendini...
Onca olan şeyden sonra,
Belki arsızca gelecek sana ama;
Tek bir şey istemeyi çok görme n'olur...
Gülsün; o kadar yılın ve o kadar ayrılıkların ardından hep gülsün yüzün...
Evet! Benim kalbim sensizken dolsa da hüzün,
Hep seni düşüneceğim,
Ve hep seni arayacağım rüyalarımda...
©lemii
L