Bilgenin masallarındaki zamanlardan da önceydi,
İnsan doğayla uyum içindeydi.
Doğanın sesini dinler
İzin alırdı kendine çıkaracağı pay için.
Zaman geçti, insan bencilleşti.
Doğanın sesini işitemeyen insan
Daha büyük paylar istedi,
Servet ve refah istedi.
Hırsını alamadı ormanları yaktı,
Prestijli binalar için
Katletti ağaçları.
Su sıkıntısı çeken dünyamızda
Herkese yetecek kadar araba var,
Havaya binlerce zehirli gaz saçan.
Ve doğa bize küstü...
Coşkun akmıyor ırmaklar,
Esmiyor serin ve hoş rüzgarlar.
Ve insan evrildi, doğadan koparıldı...
Yüksek voltajlı, şık avizelerimizle
Zihnimizin ışıklarını yok edip aldaniyoruz.
Beton doğasına uyum sağlamış ayaklarımızla,
Ormanda bir kilometre yol alamıyoruz.
Temiz hava sarsıyor bedenlerimizi,
Azotlu, karbonmonoksitli hava istiyor ciğerlerimiz.
Duyarlı olmakla övünüyoruz,
Ülke gündemi ve siyaseti takip sanıyoruz duyarlılığı.
Dünyanın bir ucundaki zelzeleden
Yahut eriyen buzullardan
Kendimizi sorumlu tutmuyoruz asla.
Beton krallığına dönüşen dünyada
Canavarlaşan insanlarız.
Şimdi ne bu betonlar toprağa dönüşür,
Ne de biz insana...
P