Kar...
Habersizce yağıyordu fakirin damına
Evin damından damlalar düşüyordu
Toprak damdan aşağı inmekte güçlük çekmiyordu damlalar.
Bu yüzdendi damlanın yüzündeki sinir edici gülümseme.
Hiçbir sesin ulaşamadığı bebek,
Yüzündeki ıslaklıkla uyanıp ağlıyordu.
Anne , çaresizce kocasına:" Kalk , bir şeyler yap." diyordu. Her şeyin farkında olan baba uyumaya devam ediyordu.
Bu durum anneyi kızdırıyor, bebeği ağlatıyordu.
Kar, zordu yoksul için.
Elini attı kadın kocasına. "Beyyy beyy kalk." diye feryada başladı. Ev soğuktu. Yakacak bir şey yoktu doğru düzgün.
Bir bebek, bir baba ve çaresiz kadın.
Amansız kar..
Baba, gece geç vakitte gelmiş, bebeği uyusun diye paltosunu yakmıştı.
Bakkaldan borç ile aldığı ve hep borç aldığı son sigarasını dışarı çıkıp yakıyordu.
Ciğerleri çürümüş baba , bir de bebeğine bakıp ağlıyordu dışarda.
Baba , uykusunda can vermişti sabaha karşı. Gözleri kan dolu.
Insana , insanlığa kahrın ifadesini taşıyordu.
Anne karşılık alamadı seslenmelere. Anladı öldüğünü kocasının. Kocası yerine bebeğine sarılıp ,kocasına üzüldü, ağladı.
Damlalar düşmeye devam ediyordu.
Kuş gibi ordan oraya yer değiştirip durdu kadın. Kucakta bebek , ortada ceset , gökte amansız kar...
©hkncn28
H