Günlerden ne olduğunu bilmediğim bir gün ama nasıl bir gün anlatamam ,hava da belirsiz bir koku gül mü fesleğen mi tam karar veremediğim bir koku neden derdim neden...
Hayatım bu kadar güzel bir şeyle karşılaşacağına bile ihtimal vermezken , senin gelmen ...
Yine hatırladım yüzümden dökülüyor anılarla beraber yaşlar ;güzelliğin o beni sırılsıklam eden o güzellik ,her zaman içimde var olan o boşluğun bir anda kapanı vermesi senin gelmenle...
Şimdi anlatmak seni ömür boyunca sayfalarda masallarda ,buna değer değmeseydi severmiydim ben seni!!
Bir tohum *****tırdım aramıza iyi amaçlıydı aslında ,bilirmiydim bu benim zararıma , sonra da yalanlar girdi aramıza.
Seni kaybetmek ah seni kaybetmek , kılıcını zırhını kuşanmadan savaşa girmek gibi gün batımında güneşin bir daha doğmayacağını düşünmek gibi ve yalnızlık sorunumun bir gün ecel ile bitmesi gibi daha ne kaybedebilirim ki
Ben seni ilk anda sevmedim; ben seni uçurum geçmişimle sevdim ,yoksulluk derecesin de sevdim seni - her an ama her an,unutmadım yahut unutamadım ben seni...
Zor durumdayım; yaşlandım gençliğimin baharında, 'sevmek gençleştirirmiş' derler. Hadi ordan günlerim yıllar gibi gidiyor ,hep daha hüzünlü hep daha solgun hep daha unutkan .
Bir masumluk ekseriyetinde güzelliğin
Bu şükürler boşunaymış seni göremediğim yıllara değin...
Affedemem içimdeki beni affetsem dahi bundan dolayı affedemem seni ,ne yapalım...
Yaşlılık işte
©yenilikçi
Y