Gönlüme ferahlık ver ey Allah'ım,
Ne olur teskin et şu içimdeki heyelanı.
Vallahi bilmiyorum; sonu nereye varır?
Sensiz ettiğim şu seyerânın…
Ah bir kurtulabilsem şu hubb-u gahtan,
Zaif bedenim Cennet'i kucaklar.
Seninle yakınlaşır tüm uçsuz bucaklar.
Gidersen eğer; zulmette kalır bu can da.
Sen yoksan başıboş, herc-ü merc âlem.
Götür beni sevdiğime, uçur seccadem!
Ey ciğerimi dizayn eden ciğerpârem,
Yüzüm yok ama kapını çalmak tek çarem.
Garibem, bîkesem, zâifem.
Sanki bana düşman suretinde gördüğüm her taife.
Ruhum muhtaçken nihayet letaife,
Seni sordum ben gördüğüm her arife.
Şaire benzerim görünüşte.
Ne şairi ya hu nankörüm işte!
Kalbimin en gizli hatıratından haberdar.
Rabbim, herşeyi hakkıyla görür içten!
İnsan bu, daima en güzeli ister.
Ah asırlarda geçse üzerimizden,
Sana doymak bu dünyada mümkün olmadığından,
Ruhum haykırarak ebed ister.
©eddai
ᵉ