Ey sevgili, ne kadar hırçın ve duygusuzsun,
Sana sevdalandım, sevdamı kalbine, kalbimi yollarına paspas ettim,
Sen bu kalbi attığın her adımda ezdin, ezilen kalbimle ben.
Sana ne sevdamı, ne aşkımı, ne de kendimi ifade edebildim.
Hırçın deniz dalgaları gibi çarpa çarpa vurdun hep gönül kıyılarıma,
Her bir zerrem buharlaştı, çıktım yüce semavata,
Bir aşk ateşiyle karşılaştım, yağmur damlalarıyla tanıştım,
Bazen bir dolu olup düştüm, bazen birer yağmur damlası olup damla damla gözyaşı gibi yağdım.
Bazen sağanak yağdım ama hep senden uzak diyarlara düştüm, yağdım,
Gururunla baş başa seni bıraktım sevdam.
Bir gururuna kapıldın, gururunla beni yaktın,
Senin de bir gün gururunla yanan meşalen söner.
Ne Asuman’da, ne Arz’da yerin kalmaz, bir başına kala kalırsan şaşırma,
Eden ettiğinden nasip alır, nasipsiz kalırsan,
Sen de beni Araf'ta arama sevdam.
Hepten beni bulur böyle arsız sevdalar,
Sevdama bir ömür adarım, adanmış bir kurban gibi kalır kalan ömrüm,
Benim seven gönlümün bahtsızlığı mı, yoksa bu benim kaderim mi,
Yada bu ömrüme biçilmiş bir sevda sınavı mı, imtihanı mı bilemedim.
©hasanbey.
H