H

BİLİNMEZ HAL

Bir insan silüeti karardı yavaşça,
İndi beli belirsiz ter damlaları şafaktan aşağı,
Süzdü yavaşça etrafı,
Tanıdı hayat denenen kahpeyi,
Bir kaç damla yaş,
Ağlamak istedi koyverdi sessizce,
Ümit edermiş meğer, insafa gel be adam!
Nereden baksan böyledir bu cihan.
Kimsesizler yurdu , zenginin köşkü,
Sen değilsin bu kadar kâdir.
Bakıp durma , yanaş , ser bu alemi ayaklar altına,
Söz olur diye korkma , aldatmasın seni bu rûh-u habîs.
Ayın başı çıkmadan kabaran veresiye defterin.
Sual edermiş senden diye korkma.
Daha niceleri senin gibi,
Ey sahipsiz kuşlar dolaştığınz yerlerden bir haber!
Kavisli ömrümün yarısı,
Ne bir duman , ne de bir işaret
Kim verecek haber ? güvercin mi?
Yoksa kaybolan saatimi bana ebedimi.
Bilir misiniz sizde böylesi bir acizliği.
Yoksa yalnız bende midir bu bilinmez hâl?
Tırmandı durdu , gördüğü asırlık koca ağaca kara kedi,
Ağaç karardı , bir meltem rüzgarı esti , aldı götürdü onu,
Yollarda karardı , denizler boyu,
Kimileri ağladı kimiler yine garip.
Baharın tazeliğini unuttuk bulamadık.
Gün gün eridi , yalnız kaldı farkında olmadan.
Kendisini gördü aynada , kucaklamak istedi.
Yerler kan gölü , bileklerinden akan kan,
Kendisi de bilemedi , bu bilinmez hâl...
(HARUN KOÇ)
©harunkoç