Geceydi.
Bilmezsin satırlarımın ızdırabını sen.
Göğe her bakışımda yağmurları yağarken görürdüm rüyamda.
Gölgelerim yalnız başına ıslanırdı soğuk sokaklarda.
Ve…
Işığa her varışında küserdim karanlıklara.
Sessizce kaçardım kendimden.
Sessizce karışırdım,
Simsiyah kayıplara.
Bilmezsin sen…
Öykülere muhtaç bir çocuğun gözyaşlarında,
Ne acılar yaşar, ne ağıtlar yakardı da yüreğim,
Yanmış, yıkılmış virane bir iklime kalırdı ardından,
Ölüme susamış karamsar kelimelerim.
Ve…
Kuytusuna acıyla yol alan,
Yorgun bir savaşçı gibi manasızlıklara kalırdı,
Meçhul düşüncelerim.
Geceydi işte…
Bilmezsin satırlarımın ızdırabını sen…
Ben her gece üşürdüm de,
Satırlarımı yakardım ısınmak için sabahlara kadar…
Alevler ağlardı her bir harfime.
Ben her gece üşürdüm de,
Konuşurdu şiirlerim benimle azar azar…
Ama ben,
Biliyor musun, ah gönlümden azade yar?
Biliyor musun sen?
Hiç sükut etmedim senin kadar…
Hiç sokulmadım sana…
Gecem kadar…
©kenanfaik
K