B

bilmiyordun

sen bilmiyordun gülücüklerimin bile beni incittigini
siyah saçlarını oksuyordun ve ben yanağıma inatla süzülen yaşı iyi hatırlarım hala nasil gizledigimi
asildi acım bile acitmayacak kadar
susardi gozlerim bile dudaklarımi asagilayarak
sen bilmiyordun hiçsizligimi yegane hüzün damlaları düşen buğulu yüreğimde ne kadar yer ettiğini
kimseye soylenemeyen dertten agir olurmu nice yük
tonlarca enkaz altında yatan ruhum soyle ne kadar büyük?
ne kadar büyük ki taşısin bir ah bile demeden
sayet tasiyabilse bu kadar aciya ne lüzum?
ama anlatamadım sen bilmiyordun
ete bürünen kemikten baska birsey görmüyordun karsinda
iki adım oteye gidemiyordun vicdaninda
tenezzül bile etmediğin bir tebessüm
veyahut iki kelam
ne kadar küçük kaliyor benim sana olan duygularımin izahi yaninda
ama bilmiyordunki
cam kenarina otur yine sen
sol elinle yakmaya cabala yine sigarani
geceleri de birakma sensiz
siyah saçlarını her gun yine ozenle tara
en cok sevdigin beyaz gömleğini giy
her sabah ayni yerde ic cayinida
ben uzaklardayim
sen bilmedin
bilmezsin...