S

Bir Adam Vardı

Bir adam vardı yok saymaya
Alışkın terazilerin ölçüsüz
İşlerinden arda bıraktığı
Bozuk bir para gibi vakitsiz
Cebi delik pantolonlardan
Ağır ağır düşmeyi bekleyen
Bir adam vardı öyküsü uzun
Tutunacak dalları kırık 
Düşe kalka yolunu bulan 
Lüzumsuz, ortada kalabalık
Kiminle kalktıysa onunla düşmüş
Bitap kemikleri vücudundan
Bir adam vardı kimsesiz
Yetim, tatsız düşlere bulanık 
Dimağında sığ düşünceler geçitsiz
Huzura kepenk kapatır adında
Görmez asrın sildiği yüzleri
Görünce görmemişin hakkını
 
Haksızlığından dolanır sözler
Bir adam vardı yoktu aslında
Gözlerden kayıp gider yıldızlar 
O zamana takılınca izinden
Suya yazardı ismini güneşin
Mat bir cisme odaklarında
Saklanırdı zıt kutuplar 
Onunla yorganların altına
Bir adam vardı bilmem var mıydı ?
Gerçekten gölgesinden uzun aşarak 
Zirvelerini çetin doruklarında
Uzandı eliyle insanların uzanamadığı 
Uçsuz bucaksız gönlün yoluna 
İşte "O" vardı gerçekten anlıyorum
Hikaye değildir umarım anlatılanlar
Bir adam vardı belki de o bendim
O, sırlara ulaşmaya adayan kendini 
Kendinden uzak kelimelere yakın 
Hisleri içinden uzanarak kağıtlara
Dillere düşmeye alıştırmadan ruhunu
İşte bir adam vardı sizin hep yok 
Saymaya alıştırdığınız bir adam. Vardı.
Süleyman Yılmaz