Sevmiyorum kış mevsimini,
Neden mi...
Hep hatırlatıyor çünkü bana giden o sevgilinin elveda deyişini.
Aşık olmanın insana ne kadar çok acı verdiğini,
Hatırlatıyor işte meyhane köşelerinde sabahladığım o günlerin herbir saniyesini.
Kemancı öyle bir çalardı ki,
O an gözyaşım hiç dinmezdi.
Anılar yıllanmış bir film gibi gözümün önünden geçiverirdi.
İçtiğim bu kaçıncı kadeh inan bilmiyorum ben de,
Kül tablası dolu izmaritile.
Yüreğime dokunan şarkılar çalıyor radyoda ise.
Hafif sarhoşum tabi,
Eşlik ediyorum ben de şarkının sözlerine,
Sonra buğulu gözlerim uzaklara dalıyor birşeyler söylemek istercesine,
Ama yıllardır o icimde biriken kelimelerin tıpkı bir cam kırığı tanesi gibi dokunuşunu hissederdim yüreğimin taa derinine,
Belki görürüm seni diye,
Hergün aynı saatte o ilk tanıştığımız kafede oturup beklerdim,
Belki yine denk gelirim diye merhaba deyişine.
Hiçbir şey eskisi gibi değil artık dedim kendi kendime,
İçtiğim kahvenin de,
Dinlediğim şarkının da,
Ve bu şehrin de o eski güzelliği kalmamış sen yoksun diye,
Yazmıyorum şiir bile,
Kalemimi bıraktım odamın çekmecesine.
Kalbimin en güzel şiiriydi,
Tebessüm edişi ise sanki insanın ruhuna dokunan bir melodi.
Dinleyip kalbimin sesini,
Söylemek istediğimde benimle evlenmesini,
O an gitmem gerek demişti,
Geri dönmemek üzere gidecekti belli ki.
Gitme sen demek istedim ama eskisi gibi bakmıyordu gözleri,
Yabancıya bakar gibi,
Başkasını sever gibi,
Artık bu aşk bitsin der gibi...
Kimisi kolay söyler seni seviyorum kelimesini,
Ben diyemiyorum ama söyleyemiyorum da sebebini.
Ölene dek sanki kalbim sevmek istemiyor gibiydi birisini,
Hep düşündüm bu zor günler geçer mi...?
Ben de iyiyim diyebilir miyim birgün aynada gördüğümde kendimi,
Ya da aşk merhabasını der mi...
Bilmiyorum ben de,
Bilmiyorum inan ki....
Barış Kapkıner
©by_solist
B