Göklere Deryalara bakarken, gözlerinde gördüm en maviyi,
sislerin arasından kaçaken, önümde açtı tüm güneşi.
Yağmur altında kahrolurken, gülümsetti yüzümü gamzeleri,
hangi yöne gideyim bilmezken, kanatlarında uçurdu o gün beni.
Mazlum gözlerle donuk kaldım, bilirmiydim ben böyle hisleri,
güller açtı etrafımda, huzur verdi samimiyeti.
Sevgiye aç susuz yürürken, umuda yol açtı ahsen kalbi,
çöllerde Mecnun misali yanarken, tanımadınmı Leylanı der gibiydi sanki.
Yakalanınca kaçamak bakışlarda, o an utanırken birbirimizden,
sindi kokumuz ruhumuza, bilemeden meleklermi getirdi cennetten.
Tasadüfmüydü herşey acep, yoksa gerçektenmi kader,
merakla bekledikce, ucuşuverdi içimizde kelebekler.
Inanamadık ikimizde, varmıydı ruh ikizi denen gerçekten,
nameler yazılmaya başlayınca, süzülüverdi yüreklerden şiirler.
Olabilrmiydi öyle, anlayacakmıydık birbirimizi hayatta,
gülümsedi o an kalbi, dedi sevdalık artık yanında.
Buluşalım parkın önünde, bir sigara yakıp konuşalım herşeyi,
kader değilse bunlar, yoksa sadece tasadüfmü demeyi.
Kaderdir kesin hepsi, yoksa bulurmuyduk cananda kendimizi,
herşeyin bir sebebi vardır, yoksa sevebilirmiydik birbirimizi.
Biraz kırlarda yürüyüp, oturduk bir bankta karşılıklı,
yan yana gelince omuzlar, tutuşturdu parmaklar ellerimizi.
Şaşkınlık simalarda belli, bakışlarsa alev rengi,
kıvılcım attı sanki Aşk, işte o an dudaklar öpülüverdi.
Varmıydı hayatta böyle bir his, bunu yaşayan ben olamazdım,
sevdayla yandım o an, ilk kez Aşkı tattı kalbim.
Güzel günler bizimdi artık, mutluyduk dönüşü olmadan,
zaman su gibi akıyordu, bahtiyardık birbirimizlen.
Anlaşıyorduk nede güzel, maceralar, samimiyet ve gülücükler,
dünya duruyordu çevrenizde, bulutlarda uçuşuyordu canlar.
Toz pembeydi etrafımızda herşey, severken birbirimizi,
kavuşmuştu Mecnun Leylasına, bulmuştu artık Ruh ikizini.
Nede mutluyduk birlikte, düşünülmesi bile bir ayrı,
en iyi arkadaş, candan dost, bak sırdaş bile vardı gayrı.
Bitmez gibiydi bu mutluluk, saatler ve günler geçerken,
gözyaşları aktı sürekli, bir yanımız hep eksik kaldı.
Gitme vaktiydi mesele, görsekte yarın birbirimizi,
kaldıramadık artık bu yükü, hüzün kapladı heryerimizi.
Nereye giderdi bu yol, götürürmüydü acep sadete,
bir çare bulmaktı derdimiz, battıkca hüzün içimize.
Olmuyordu bir türlü, nasıl yapsak nasıl çevirsekte bu derdi,
iki can vardı ortada, bırakıp gitmek olmazdı.
Son konuşmalar son dertleşme son bir çare arayışı,
bulamayınca bir orta yol, katılaştı gün gittikce kararı.
Son bir yaz geçirdik birlikte, mutluyduk ikimizde,
yapraklar ile sararıp döküldük, aşkımız kalsada içimizde.
Geriye dönüşü yok diyordu, çıktım birkez ben bu yola,
bekleme artık beni, aramayalım birbizinizi bundan sonra.
Ayrıldık birbirimizden, istemesekte içimiz yana yana,
sel oldu akan yaşlar, kalpler ise hep kanayan yara.
Son bir temenniydi içimde, geçirilen zamana hatıra,
bir saat hediye kaldı bileğinde, altında ismimiz içinde Aşkımız kazılı.
Bu sevda bitmez böyle, ayrılsada tenler, gözler ise birbirine ırakta,
sevecek kalbim seni hep, daha son nefes çıkmadıkca.
Aşk böyle birşeymiş, zamansız geliyor herşey gene,
yakıyor içini çaresiz, gönderiyor seni geldiğin o çöle.
Ararsın Leylanı yine, Mecnun misali cerezin sesine,
kokusu siner hep üstüne, kokusuz bir menekşeden bile.
Seven kalp hüsran olurmuş, hazineler ise onda gizli,
Yunus der arama dengini, bulamadıysan hala kendini.
Gecenin en karanlık anıysa, yakındır şafağında vakti,
batıyorsa dikenleri kalbine, gülde çok yakındır belliki.
Kavuşcaz birgün elbet, olsada son deminde mahşerde,
yaşayacağız ebediyeti birlikte, Rahman gönderir sevenleri Cennetine.
©isi_1975
I