Kalkarsan bir gün eğer tan ağarmadan önce,
Düşün bir hasretimi, kuşlar öterken ince ince.
Belki kar tanesi gibi sakince düşer yüreğine,
Anlamadığın bir duygu, getirir seni kendine.
Şimdi anlamasan da kalbinden geçenleri,
Bir dinlesen, anlatacak o kadar çok şeyi var ki...
Islandığını sandığın yağmurlardan birini,
Hissederken bulursun kendini bir gün belki...
O sürmeli gözlerin dalar mı hiç uzaklara?
Şarkılar mı fısıldar rüzgârlar kulaklarına?
Kendini kaybettiğini sandığın her anda,
Gözyaşların akar mı kiraz dudaklarına?
Hicran, sarmaşık misâli sararken yüreğimi,
Bir yanda ümit, içimde, biliyor vâdesini.
Kupkuru bir çölün tertemiz yansıması gibi...
Bilemez nereden, ne zaman fırtına geleceğini.
Apansız düşerse aşk tohumu yüreğimin toprağına,
Sular, büyütürüm içime akıttığım gözyaşlarımla.
Müptela olup bana, tüm benliğimi kuşatınca,
Ölürken bakarım hayaline artık doya doya.
13/04/16
©veraind
V