M

Bir Ayrılık Senfonisi

İçimiz hep hoşçakal ülkesi
Ve üzerimizde hep bir misafir hissi
Emanet yaşama öğretisi...
Yaşamdan uğurladığımız
İçimizin ise veda anına saplanıp kalan
Geride kalan ,kalacak olanlar...
Bir bavula bile sığan hayata
İnsan *****ıp kalıyor...
Ayrılığın insanı bıraktığı uzay boşluğunda
Bir mıknatıs misali
Bir olay diğer tüm olayları kendine çekiyor
An dan mahrum
Geçmişe mağlub
Geleceğe mahkum...
Birikmiş ama çözümsüz
Durumlar,duygular,yıpranmışlıklar
İnsanin bugününü hep çaldilar...
Bir kalp
Bomboş sayfalar önünde
Umutlara galebe çalarken
Bakışından akan parıltılı hayaller ile
Yeni renkler keşfediyor
Her yenilik bir veda
Gecmişe düşünceye ve An a
Diller tek bir sözü tekrarliyor
Elveda..
Düşüncesinde saplanip
Donakalan bakışlar
Ben buraya ait degilim
Diye haykıran diller
O dakikada
Herşey anlamını yitirirken
Asil manayı bulan kalp
Dünyanin gerceginden soyutlaniyor
Böldüm
Bölündüm
Öldüm
Hayata gömdüler beni söndüm
Hicrana ilk adimlarimda
Vuslatın hayaliyle bugünüme kördüm
Koparılmanın ince sızısı ,
Dimağlardan silinmeyen buruk tadıyla
Ayrılığı adımladım hece hece
Eksik ve kesik soluduğumuz nefesler
Boğazda düğümlenen sıra sıra kelimeler
Her biri ayrı ayrı ayrılığa kenetlendiler
Sonu gelmez bir an'a bu hissi hapsettiler
Ey ayrılık
Ey hicran
Hasretinizle zerrelerimize nüfüz ettiğiniz an
Zaman o zaman yekpare geniş bir an...

Banu Yurtsever
©mavıhuzur