Kapkaranlık bir güne uyanmıştım bir kış sabahı...
Yağmurlu bir gündü.. İnsanın içini titreten
Fırtına üstümüzden geçercesine esiyordu durmak bilmeden.
Allahım, bu ne soğuk der gibi göğe bakıyordum durmadan.
Bedenim sudan çıkmış gibi üşüyordu, dinmek bilmeden..
Tâ ki alacakaranlığı aydınlatan ay yüzünü göresiye kadar.
O an da dünyama şafak atmıştı sevgilim...
Şiir yazdırtan, seviyor mu sevmiyor mu diye baka baka papatyalar soldurtan bedenin..
Fırtına eşliğinde dans eden o sarıya çalan kestane rengi saçların..
Tıpkı yıldızları anımsatan pasparlak gözlerin..
Beni benden almıştı, delice esen fırtınaya karşı..
Sözlerin yüreğime oturmuştu.. Harf harf, kelime kelime..
Gerisi lafıgüzaf benim için.
İşte soğusa dâhi demli çayıma tat veren sen..
Kahveme hatır katan kalbimdeki sendin sevgilim..
Şimdi her şeyden geriye kalan..
Bir insan ahı yüzünden, gecemde demli çayımdan yudumlayarak seni hatırlamak sevgili...
©hasan87
H