Her bir aileye fertlerinden bir kurban gerekirdi. Bizim ailemizde kurban olarak bir ben seçildim. Neden seçildim, ben de bilemedim. Ezilen ömrüm, çilekeş gençliğimden giden yıllar... Gençliğini yaşayamayan bir benim.
Hayatım mevsimsiz bir mantar gibi. Aile fertleri bir bir muradına erdi. Muradı gözünde kalan bir benim. Hayat bana hep çeyrek buçuk geldi. Gençliğini yaşamayan bir benim.
Mutluluk hep benden uzak kaldı. Bir sığınmacı mülteci gibi yaşadım. Ezile ezile hayatı yaşarken, diri diri her gün ölmekten bin beter olan bir benim. Ne yaşanan bir gençliğim oldu, ne kurulu bir yuvam, ne de huzur içinde bir gönül bahçem maalesef olmadı. Hayatın çilekeş garibi, ilk baharını yaşayamayan bir benim.
Fedakarlık güzeldi ama bu kadarı da fazlaydı. Her bir meyve ağaçları dallarında meyve verirken, ben kuru bir ağacın dalı, yapraksız meyvesiz solup yaprak döken bir bendim.
Nice dertlerle yoğrulup yorgun kaldım. Hayatın garezi bir bana mıydı bilemedim. Gençliğim deli taylar gibiydi, yılların verdiği yorgunluktan zamana yenik düşen gençliğin ızdırapları, çilekeş ömrün sahibi bir benim...
©hasanbey.
H