Aklım kalbime söz geçiremiyor?
Yalnızlığın sessizliğinde,
Kısrağım bugün!
Üstüm başım şımarık!
Dağınık yatak gibiyim.
Sıcaklığını benimsediğim güneş;
Neden aydınlatmamış bugün sabahı? erken uyandım sanırım?
bu sesde ne böyle!!!
Küstahça ötüyor bugün,
daldaki serçe.
Zar zor daldığım uykumdan etti beni,
Kış gelmiş sanırım?
gizlenemiyor yeşil yapraklar ardına, belliki bu çığlık atarak ötmeside,
kışı sevmediğinden olsa gerek.
Bahar havası gibi değil tadım,
Tuzum fazla kaçırılmış!
Dokunsalar buz gibiyim,
Yağsam tutmam bilirim sulu bir kar gibiyim,
iştahsızlık çağ dışı iken veda yolculuğu hissinde yine sonbahar,
İçimdeki soğukluğun buruşukluğuda
İçler acısı?
Görüntüsünü yitirmiş diafonda kısık bir ses gibiyim.
Duvar saatimizde bozulmuş sanırım?
Bir saat bukadar gürültülü çalışamaz
Çokmu sessiz bugün sokak?
yalnızlık bukadar sessiz olamaz!
Bir çığlık bir gürültü olmalı?
Gönül bahçeme parklar kurulup,
İçinde çocuklar oynamalı?
Bir işe yaramazmı bedenim?
illa bir organı vakıfa bedenden
ruh çıkıncamı bağışlamalı...
✍Şahin eroğlu
Ş