Keder göklü gecenin yaldızlı koynunda
Yalnızlık urganı asılı gem vurulu boynumda
Meczuplar ülkesinde mecnun olunmaz elbet
Oysa bir şehla bakışa yenik düştük, hayret
Unutmak zor da, seni özlemeye mahir değilim
Seni sevmenin çırağı, sensizliğin acemisiyim
Üşüştü sensizlik, bir ‘’Sen’’ sonrası sabahına
Bin asırlık ayrılıkların, ortak ettin âhına
Senden kalan tebessümü kundaklasam, sarsam
Olur mu son bir kez gözlerinden ölümü tatsam?
Yalnızlığın mahzun toprağında, bezgin ettiler beni
Sensizliğe sürgün edip de gezgin ettiler beni
Yıkıldı hayal burcu, birer birer dünyamdan
Nasıl kurtulurum ki sensizlik denen tufandan
Yanımda bu kadar azsın da, neden çoksun uzakta?
Gönlümü yem etmişler sensizliğe kurulan tuzakta
Ruhum, bir zerre varlığının dilencisidir
Kan çanağı gözlerim kimsesizliğin habercisidir
Ağlamak, isyanımdır beş para etmez hülyalara
Kapıldı gitti düşlerim, uçsuz bucaksız ummanlara
©sametakcar
S