D

Bir Garibin İlan-ı Aşkı (Deneme)

Bilmiyorum bunu yapsam mı?
Bugün burda hemen şimdi konuşup yüreğimdeki bu ağır yükü atsam mı?
Yoksa bu sefer son kez yüreğimin en derinlerine bu mesajım ile beraber bu sırrı da gömüp üstünü bir daha açılmayacak şekilde kapatsam mı?
Bunu konuşmak için şu an müsait bir zaman mı ya da yanlış bir zaman mı bilmiyorum ama ben yıllardır doğru zamanı beklemekten kendimi buna hazırlamaya çalışmaktan yoruldum artık.
10.sıniftaydık, gerçi o zamanlarki beni hiç hatırlamıyorsundur bile. Daha çocuktum belki de hepinizden daha çocuk.. Evet dışardan yaşıtlarıma göre olgun görünüyordum, pek konuşmazdım ama bu aşk denilen şey mevzu bahis olunca yeni doğmuş bir bebek nasıl hayattan bihaber ise ben de öyle uzaktim. Öyle ilk görüşte aşk değildi benim ki, zaten pek inanmam öyle şeylere. Ben seni tanıdıkça, o güzel yüreğini öğrendikçe, merhamet dolu bakışlarının içinde kaybolup doya doya gezindikçe sana aşık oldum.
Ben hep seni uzaktan sevdim hani uzaktan diyorum da bir yandan da herkesten yakındın bana. Hep yüreğimin en güzel köşesinde oturmuş artık bu taşlaşmış yüreğe yeniden can veriyordun. Hep içime attım bazen can dostuma dilim döndüğünce lügatım el verdiğince bir şeyler anlatmaya çalıştım ama seni nasıl anlatabilirim ki bu aciz kelimeler ile? Seni ve sana olan hislerimi nasıl olur da bu aciz ve basit dilim tarif edebilir ki?
Yıllarca sana söylemek istediğim şey sadece iki kelimeden oluşan öyle ufacık bir cümleydi..
Biliyorum dünyanın bütün dillerinden en güzel cümleleri,kelimeleri getirsem de yetmeyecek bu içimdekini anlatmaya.
Dünyanın dört bir yanından en iyi tercümanları getirsem yine de şu gönlümün dilini sana asla tercüme edemezler çünkü sana olan hislerim hep gerçeğin ötesinde ve Somut hiçbir şey bunu ifade edemez.
Yıllardır sana karşı susuyorum sadece susuyorum çünkü sana söylemek istediklerimi bir türlü şu yüreğimden dilime ulaştıramadım ve hâlâ ulaştıramıyorum. Kendi kendime anlaşmıştım aslında lafı uzatmadan sadece o cümleyi söyleyip geçecektim bu gece ama ne yapayım bazı şeyleri o kadar anlatmak istiyorum ki çünkü ilk kez bizzat sana anlatıyorum. Az da olsa bir iki şeyi benden duy istiyorum.
Velhasıl kelam O küçük ve sadece iki kelimeden oluşan cümle ben söylemedikçe yüreğimde her geçen dakika her geçen saniye büyüyüp ağırlaşan bir taşmış gibi duruyor.
Ama bu gece ben o yükü atacağım sonu ne olursa olsun cevabın ne olursa olsun. Ama sonuç ne olursa olsun eminim ki bundan sonra hayatım bam başka olacak. Sayısız kez gelip seninle yüz yüze öyle gözlerinin içinde kaybolurken sana bu cümleyi kurmak istedim ama yapamadım dilim tutulup lal oluyordu sanki.
Ay Bakışlım..! SENİ SEVİYORUM bir insan en güzel, en çok,en içten nasıl sevilebiliyorsa ben seni öyle seviyorum. Hani Cemal Süreya'nın dediği gibi "Serserice değil Adam gibi seviyorum.." seni kırmadan, incitmeden öyle masumca, yüreğimin en güzel ve en saf yanıyla seviyorum seni. Eyvallah.
©deryadil..