Bir hatır kahvehanesinde sabahladım bu gece .
Dertlerim kahveci iken .
Sigaram masamda yancıydı dertlerimden sömürdü beni kanmadıkca birdaha birdaha ve böylece bitti ömür .
Hayatım masada dönen okey taşı gibiydi .
Eline alan bitirdi oyunu .
Çay tepsisende gelen çay gibiydi anılar dop doluydu ama arkası hep mazi idi .
Sabahlar erken oldu
Sabahladığım hatır kahvehanesinde
Galiba birazda kalbim tutulmuş kuru aşk yatağında .
Biliyormusun Burası istasyona çok yakın her saate bir zaman lokamotifinin düdüğü çalar .
Her saniye uzaklaştıkça el salar zaman makinisti bana hep pencerden .
Bir kahvenin 40 yıl hatrı var
Telvesi dökülünce kaybeder hatırını 40 yıl
Yıkıldıkca olgulaşırmış insan
Yükseldikce kaybolurmuş .
Hatırlandıkca var olur.
Unutulunca yok olurmuş.
Zaman treninin düdükleri duyldukca gıçırdamlarda yükselirmiş temeline atığın raylardan .
Gençken ateş çıkarmış tekerlekler den, fren vurdukca kazanma hırsına ,
Bu oyunda bitmez bu yarışta .
©poyrazbey
P