Gidişi benimdir kalışının.
Yüzün,
Kapı önüne zamanı değişerek her gün düşen karaltılar,
Bir yaprağa pür dikkat bakışımdaki duruşunla hüznün.
Kanım damara emanet edilmiş bir mesele olarak dolaşır incecik.
Son bir baharı arzu edişimde ne çok sızı var
Duymayışında da vardır elbet bir incelik.
Kaldırımları yeniden boyamışlar,
atılmış onca adımı yok etmek pahasına.
Kafesindeki ağacı üstüne yakışmayan ışıklarla bezemişler.
Ayakkabılarını çıkart
öcümü al sonra.
Kazara mühür vurulmuş kapıların durma göğsünü işaretle.
Pencerenin hayata bakan tarafında en uzun hangi çiçek yaşar,
unutma giderken onu söyle.
©yokum
A