önce'ki gün 8 kasım'dı her zaman olduğu gibi işimize devam ediyorduk kimin ne işi
varsa çiftçi biner traktörüne asker ocak'ta öğretmen mektepte ders anlatmakta yani her zaman olduğu gibi....
dün 9 kasım'dı hayatın azmiyle bir insanlar
çalışmakla üretmekle meşguldü herkesler
ekin zamanı gelirse çiftçi toprağını ekerdi
bugün mektep varsa öğreymen sınıfından
öğrencilerine ders anlatırdı....
bugün 10 kasım'dı önce ve dünde olduğu
gibi herkes kendi işinde mesleğinde idi
hasat toplama vakti geldi ise çiftçi giderdi
tarlasını baş veren ekinlerini toplamaya bugün mektep varsa öğretmen mektebe sınıfta öğrencilerine ders anlatmaya....
ama birden anlam veremediğimiz birşeyler oldu bir ses geldi uzaktan anladık'ki yukarıdan gökyüzünden geliyor zaman geçmeden bir fırtına koptu kasımda yani o gün hiç görülmemiş bir fırtınaydı esip kavurdu biran şaşkın bakışların altında....
dedik kıyamet kopuyor sanki birden şimşek çaktı gök yarıldı ve ardından yağmur başlayınca her yeri sel götürüyordu o gün öyle kudretli bir rüzgardı ki nerede ne varsa söküp aldı hayretler içerisinde kaldık bu zamana kadar böylesini görmemiştik....
sonradan içimize bir sıkıntı girdi hep bir sanki yüreğimiz yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu nefesimiz daralıyordu durduk biran olduğumuz yerde elimizden attık bütün işleri
anlamıştık bu işte gariplik var meğer ah!
mustafa kemal atatürk'ün durumu....
git gide gide çok ağırlaşıyormuş ve çokta sancıları varmış yerinde duramıyormuş bile
doktorların hepsi başına toplanmış elinden geleni yapıyor ter içinde kalmışlar sonra atam sakinleşmiş uyumuş başında doktorlar bekliyormuş yeniden eski haline dönmüş....
ama doktorların yapabilecekleri hiçbirşey yokmuş artık çok geçmiş saat tam 9'5 geçe atam son nefesini rahat döşeğinde vermişti radyodan anons geçtiler ve o kalbimizi derin yaralayan haberi söylediler herkesler donmuştu bizimle birlikte akan zamanda....
evinden çıkardılar ulu önderimizi son bir kez halk görsün diye bakınca yüzünde buruk bir his vardı yorgundu çünkü devletine adadı ömrünü savaştan savaşa tek bir dair düşman girmeyecekti ve dediğini'de yaptı bize vatanı bıraktı artık bizler özgürdük....
o gün mühtiş bir kaşabalık vardı binlerce halk dünyanın bir ucundan onlarca insanlar vardı yalnızca atam için gelmiştiler
çünkü onun gibisi artık gelmeyecekti son devir kapandı ulu önderimiz artık yoktu gitti herkes ağlıyordu bizimle birlikte gökyüzü....
vatanı bize gençlere emanet edipte gitti ah! atam gözün arkada kalmasın....
Aah neredesin sen şimdi atam
nerdesin çok özlüyoruz biz seni
nereye gittin bırakıpta öksüz bizi
erken aramızdan ayrıldın gidince
daha yapılacak çok işlerin vardı
kalan gözden damla yaş akmaz
bu gidişin inan bizlere çok koydu
sensizliğe bu yüreğimiz dayanmaz
mavi gözlerin yolumuza ışık oldu
güneş sarısı saçların karanlığıma
seni unutmayacağız bizler'ki asla
vatan namusuyla bizlere emanet
şimdi biryerlerden çıkıpta gelsen
bir umut olsa keşke ama yoksun
biz sana bin yıldır hasretiz bilsen
aaah! neredesin sen şimdi atam
©chn
C