Bir babanın yüreği yaralı...
Kalbi, kırık dökük
Moloz yığını gibi yarı yıkık.
Bir de meleği var
Henüz 5 yaşında.
Ağzından çıkacak bir baba kelimesi,
Ona dünyaları verecek belki de.
Bir umut, bir sevgi, bir arayış yaşam mücadelesi içinde.
Ufukta belki de doktor olacak küçük kızı.
Bir mucize olacak,
Dudaklardan mutluluk cümlesi çıkacak.
Çıkmalı da...
Hayat ne garip.
Kimi var konuşamaz, kimi ise
Bir babanın varlığına hasret .
Bir anne, bir de meleği var.
Onu okutmak için
Azmi ve mücadelesi yüreklere dokunur.
Bir haykırış, bir mücadele .
Bir baba kızının sesine hasret,
Bir evlat babanın varlığına.
Henüz geçliğinin baharında dünyaya veda eden bir baba.
Bir evlat baba evinden çıkarken,
Kırmızı kuşak onurlandıracaktı
babayı
Ama olmadı,
Kader ayırdı onları...
Zamanla kız büyüdü şair oldu.
Babasına ağıtlar yazdı
Kız ağladı, baba duymadı.
Şiirler ağladı,
Yürekler dağlandı.
Annesine "neden?" dedi.
Annesi sustu,
Cevabı yoktu.
Vardı ama cevap verecek gücü yoktu.
Diğer tarafta 5 yaşındaki
Meleğin babası,
Kızının gölgesine sığındı.
Gözü dudaklarında,
Kızından çıkacak bir tatlı söze hasretti.
Duygunları karmakarışık babanın
Elinden bir şey gelmemesi yüreğini dağlıyordu.
Susuyordu,
Belki de yüreğinde ne fırtınalar kopuyordu.
Kendini şiirlerine veriyor,
Kendini teselli ediyordu.
Bir gün kuzum konuşacak, "baba, baba" diyecek diye ağıtlar yazıyor,
Mutluluğun kapısını aralııyordu.
Bir gün mutluluk bizim kapıya gelecek umuduyla hayata gülümseyerek
bakıyormuş.
Bakmalı da...
Bir gün küçük meleği konuşacak "babam" diye boynuna atılacak ben buna inanıyorum.
Siz de inanın olur mu?
©saire5534
Ş