G

bir öldügümüzü bin dirildigimizi bilmiyorlar

sımsıkı kenetlenmislerdi birbirlerine
camide saf alır gibi boşluk yoktu
olurda şeytan girer aralarına diye
kadınlar çıkmışti pencerelerden dışarı
ağızlarını kapatıp çığlıklarını bastiriyorlardi
askere uğurlar gibi omuzlardaydin
edebiyete yolluyorlardi seni
kefenin kurudukca kanınla islatiyordun
yere düşürmediğin bayrakla örtmüslerdi üzerini
senin için bir ayrılık değildi bu
yıllarca hasret çektiğin sevgiliye kavusmakti
beraber Kevserdeydiniz onunla
güzel yüzlüm üzerinden kaç kış kaç bahar geçti
yerdeki kanın kurudu yağmur suları yıkadı
ama bizim gözyaşımiz hiç dinmedi
bu dunyadan bir Ertuğrul dursun önkuzu geçti
insan görmediğine ağıt yakar mı
bir insan görmediği biri için ağlar mı
çok az konusurmussun kadiriyen dedi
ölümünde bizi konusturmadi
nokta gibiydi sözün sonunu getirdi
ne aşk acısı ne başka bir dert düşünemez oldum
seni taniyamamanin burukluğu açıligi
yaşasaydın 73 yaşında ton ton dede olurdun
sıcak bir yuvan çocukların olurdu
yine tutardin garibanlarin ellerini
yine savunurdun hak dinini
Rabbim bizden çok sevdi seni
aldi seni en sevgilinin yanına
kinleri sana değildi
dilinden düşürmediğin Allah'ın ismineydi
savundugun hak dinineydi
bir öldügümüzü bin dirildigimizi bilmiyorlar
tohum gibi gömdukce yeserecegiz bu topraklarda
yine sulayacigiz bu toprakları kanlarimizla
elbet bir gün aynı bayrakta buluşuruz
©gökçekız