Akşamdan sonra güç bela bir görüş arifesi getirip koydular önüme.
Ertesinin, ertelenmezse,
yanımda nasıl duracağını kestiremiyordum.
Sessizliğin, suale ne denli alışkın olduğunu
Eşiklerin aslında aşılamayacak raddede yüksek bir yer olup olmadığını da.
Yaslandığım duvarı yokladılar,
neye meyil vallahi şimdi de bilmem,
kaybı, ondan da gaybı bulup çıkarttılar .
Bir parça kestiler sonra,
ama, her şeyden incecik bir parça,
İtinayla;
Duvardan,
saatten,
içinde üryan ayaklarıyla seyreyleyen zamandan...
Taşa muadil ekmekten,
Vakti değilmişse de aşılanmanın, serum dallara sarıladursun,
ağaçtan.
Kuzuyu, kurtla aynı sofrada acıkırken kendi sesinden,
Sütü kurban olduğu kuzusundan.
Bir parça kestiler,
ama, her şeyden bir parça.
İlk, etimi besleyerek onu diri tutan canımdan,
Ertesinde ertelenemez bir düşü aklımdan.
©yokum
A