A

Bir rengin mâzisi

Şimdi aylardan haziran yine,
Ellerindeyim.
O bedeninin güzide yerlerinden,
Gözlerinde...
İkimizse aynı yerdeyiz hep.
Tramvayın eski koltuklarında
Camın yağmur lekelerine takılır gözlerimiz
Sonraysa birbirine bedenlerimiz...
Ve biz yürüdükçe,
Dünyanın dörtte biri gözlerinle kaplanır
İşte o zaman denizi elimin tersiyle iterim.
Hiçbir renk gelmez gözüme,
Maviye öylesine sevdalıyken
Mevzuanesiz gök ve menekşe bir şeyime yaramaz...
Beyaban, Sahara'm
Tih karanfilim başını omzuma yasla.
Sonra dön bir bak ki,
Ayrılıklar içler acısı
Neredeyse bütün temalar gözyaşı gibi,
Çünkü üzülmediler birbirlerine
Ve aşka giydirdiler kefeni.
Hani gözlerimiz ayrılığa vize almamışken
Daha körpe bir bizken,
Ve dorukalarındayken aşkın.
Söz vermiştik,
İşte daha değilken sevmek ve sevişmenin ayırdında;
Kıran ve inciten hesapsız binlerce söz...
Sonra anladım Afrika kadardık.
Kocaman bir kara parçasıydık,
Yağmur gelmez,
Kuş inmez bir sevdanın meçhulüydük.
Fukaraydık haberimiz yoktu,
Hatta son nefesini vermişti "biz"
Yalnız sen ve ben kalmıştık.
Neme lazımdı ki,
Nedamet dilemiştim
Merhamet kadar uzaktı sana,
Sonra dün ve yarınlar gibi
Bugün de ümidimi acımadan kesmiştim.
Suyun suya benzediğinden bile daha peyda hemde...
Ağzımın tadı kalmamışken şimdi,
İçtimai konusunu açmayalım sadakatinin.
Yâbut kırgınlığımın gerçeklerini dökmeyelim ortaya.
Çirkinliklerini,
Yaptıklarını
Öylesine güzel ve delikanlıyken...
Cadde başı kadını hür saçlarından bahsetmem.
Gözlerinin alımına değmem
kokusuna değmem
bedenine değmem.
bana hiçbir şeye değmezsin dediğin gibi...
Boğmak iklimindeyim,
Güz, yaz ve bahar kalmadı bende.
Sâkil ve sakinim.
Muğrak ve mutlağım dedim.
Ve bugün kafiyeyi boğdurttun bana.
Yarın mısraları,
Ertesi şiirleri yaktıracaksın biliyorum, Acımayacaksın
Sanki ellerimde,
Onlardan başka bir şeyim varmış gibi...
Şimdi gafletin kadrajına almışken kahverengiyi
Maviden binlerce defa af diledim.
Müstehzi gülümseyişini geçmişe gömüp, Üzerine toprak attım nefretle.
Isıtsada içimi ve unuttursada bana güneşi Vazgeçtim bu sefer.
Artık ne güne ne aya umut bağlamamam gerektiğini öğrendim on yedimde.
Artık aldanmam sana kahverengi.
Dörtte birini,
Dörtte üçüyle boğma derdindeyim ben.
Katil olma derdindeyim.
Anafora aciz mektuplar yazarken bugün yine Yalnız başıma...
©aspidistra