D

Bir şans daha 17 si

İki doğum günüm var benim;
Biri hayata gözlerimi açtığım gün,
diğeri ' de bir enkazın içinden
hayata baktığım gün.
Ağustosun on yedisi yani,
gecenin üçün de
felaketin için de uyanıșım.
Koca bir evin, üstüme hayatın zorlukları gibi
yıkılıșını anlatmak, kelimelere sığacak bir durum değil.
Hani derler ya, öldürmeyeceksen ölmezsin diye, benimkisi' de aynı bu hesap.
Artçı sarsıntılarının eșliğin de tam on saat, beton kokusunun için de,
düșünmek bundan sonra ki geleceğini.
Biliyormusunuz, insan ölümün kıyısından döndükden sonra, hiç bir șeyden
korkmuyor da.
Gerçi karșılığın da, evini, düzenini almıyor değil ama,
her getirinin bir götürüsü oluyor tabi.
Bunu bazıları ben gibi malıyla, bazılarıysa canıyla ödedi zaten o kara gece de.
Kimi evlat annesinden, kimi baba evladından kimisi dostundan, kimisi arkadașından
ayrıldı sonsuza dek.
Tam on yedi saniye bile, çoğu șeyin elinden kayıp gidișine yeterli olabiliyor hayatta.
İș de bu derece aciz insan, iș de bu yüzden malına, mülküne güvenip 'de
ne oldum delisi olmucayacaksın.
Ne olacağım diyeceksin hep,
evet bazen düșecek,
bazense sıfırdan bașlayacaksın.
Ama asla hayata teslim olup, zorlukların karșısın da yılmayacak, gerektiğin de ölümden dahi sıyrılacaksın.
Evet ben bunları bașardım o kara gece
ve sonrasın da, ikinci bir șansla.
Kırılma noktasını yașadım bir nevi
17 ağustos doksan dokuz da...
Yazan; Dağhan Fırat Şirin
©daghan