O simaydı beni benden alan, ben kendimde değilken.
Kendimi sende aradım, daha sen kimsin bilmezken.
Aynalardan kaçardım, sisler içinde koşarken.
Yer ile yeksan oldum, bir çukurun içinde kalırken.
Bir sela verilir adıma, herkes beni hayatta sanırken.
Çıkılmaz derde düştüm, baharda gönlüm solarken.
Yara içindeydi heryerim, sırtımdan hançerler çıkarken.
Kangren olmuş içim dışım, pansuman bile tutmazken.
Düşmüş yere o ruhum, bir kaldırım kenarında yatarken.
Bir sela verilir adıma, herkes beni hayatta sanırken.
Küllenmiş sıcak kordur o, sen herşey sönmüş sanırken.
Yakar kavurur içimi, dışardan sel olup akarken.
Çoraklaşmış toprağım, heryerim çatlayıp kururken.
Çehremden korkar olmuşlar, çevremde obruklar oluşurken.
Bir sela verilir adıma, herkes beni hayatta sanırken.
Nedir bu dert bu tasa, güneşler balçıkla kaplanırken.
Yıldızlar bile söner olmuş, birer taş olup yerlere düşerken.
Ay bile doğmaz artık, heryerim birden kararırken.
Yakamoz denen bir karaltı, ufukta kimseler kalmazken.
Bir sela verilir adıma, herkes beni hayatta sanırken.
Kavurur kara kazan, herşeyler lime lime yanarken.
Yükselir etrafa alevler, koca bir çınar kül olurken.
Yıkansın şu ruhum, üstüme kaynar suları dökerken.
Geriye kalan iki metre bez, sevenler bizi gömerken.
Bir sela verilir adıma, herkes beni hayatta sanırken.
©isi_1975
I