I

Bir selama deymedi

Bu gün ben seni gördüm,
Selam vermek istedim,
Yüzünü yana tuttun.
Söyle, yıllardan beri
Kalbimizin bir duyup
bir vurduğu yılları
Söyle ne hız unuttun?
Beş yılda gözümüzden akan o kanlı seller,
Bir salama deymedi?
Heyecanla, farahla, qamla dolu o yıllar
Bir selama deymedi?
Hiç yüzüme bakmadan yanımdan nasıl geçdin?
Sen aşkın selamını korkuya mı deyişdin?
Yoksa sen öz ahtına, peymanına ak oldun?
O kadar yakın iken, bu kadar uzak oldun.
Sen neyledin, bir düşün!
Yalnız şimdi anladım: ah, sen artık benimçin
el yetmez bir çiçeksin,
Yaşanmış günlerim tek geri dönmeyeceksin!...
Kop, ey tufan, es, rüzgar! hazal olup dökülüm
Düz beş yıl yüreğimde
Beslediyim bu sevda, bir selama deymedi.
Bir günlük hasretime döze bilmeyen, gülüm,
Bəs ne oldu?
Bu hasret bir selama deymedi?
Gittin, ardınca bakdım, can ayrıldı canımdan,
Sen nasıl itinasız öte bildin yanımdan,
Ah çektim, başım üste yapraklar esti, gülüm,
Senin kalbin esmedi.
Arkana da bakmadın!
Niye senin yolunu bu sevdamız kesmedi?...
Kazancımız de, bu mu?
Söylenmemiş o selam elvidamız oldu mu?
Sen bana zulm eyledin, bana zulm yakışır.
Bir selama deymeyen aşka ölüm yakışır. Bəxtiyar Vahapzadə.