C

BİR TILSIM KADAR

sevgilim... sen bu satırları okurken
ben gitmiş olacağım bilmediğin çok
uzaklar a iki tane yaş süzülen yanaklarında ben kendime bir yol çizdim lakin olmayan dönüşü bıraktım ardımda onca silinmiş izler dair! bilmediğin çok uzaklar a gidiyorum nereye gidersem gideyim sen farklısın benim için herzaman sulayacağım sevgin yeşeren düş diye! Hoşçakal.
gök demir yer bakır
geçiyor sene yıllar a
yıllar içinde kayboldu
bir sevgi tutam aşk tır
hayat'ı iyi veya kötü
hiçbir şeklinde yorma
bitmez hayat hikayesi
bir ömür yanan kül'dü
çocukça gülüşlerim var yitirdiğim
bir tılsım kadar kopuk dağınık
bulutlar seyri ni alır her noktaya vicdan hür kalplere sevgi yi büyütür
eller yarayı bir gülüş lazım dünya yı değiştirecek! adım adım takip ettiğim gölgem var yani denli can pazarı ve daha adil yaşanılacak dünya olsun istiyorum!
sanki kararmış yüzler
gördüm tanıdık olmaz
ama ben yaşarke zehir
gündüzüm yarını bekler
durur bir yandan ölüm
susar asıl bundan gayrı
Ağlama Karanfil ne olur
sen benim acı özgürlüğüm
vakit vakit ten zaman zamandan
kendini üstün sayar ve yenecek
içimizde ki ölü hayat ey sevgili!
nede sorarsın bu hali mi unutur
oldu yüzünü ay a sakladım gece
zindan yaşanılası bu dünya düzeni
ağır bir demir karanlığı avuc umda
bu dünya elbet yalan
hangi dalımdan kırılır
büyüdüm amma çocuk
olmadım bir yanı dolan
rengi solmuş gecenin
isyanı içinde sardığım
uykusuz kaç gün geçer
ardına dönmez gidenin
hasret yağmurları içinde akan ömür
dediğin ben sana muhtacım diyorum!
sanki kendinden uzağa tutsak yanım
biraz keder biraz hüzün ve sitem!
yorgunum yorgunluğu üzerlerinden
iki tane yaş süzülen yanaklarında esir!