M

Biri

Şimdi gelip bana kırgın mısın diye sorsan, hiç düşünmeden değilim diyeceğim...
Niye kırgın olacağım ki sana? Ellerimi tuttun diye mi? Bana sarıldın, beni öptün, gözlerime baktın diye mi? Keşke, tüm bunlar için kırılabilseydim sana...
Ama kırılamıyorum işte, neden biliyor musun?
Çünkü ben kafamın içinde kurduğum şeylere inandım ve sürüklendim.
Sürüklenirken yanımda o var korkmama gerek  yok diyorsun ama sürüklendiğin yerde bir bakıyorsun ki kimse yok, etrafın karanlık...
Umut işte, insanı var eden şey...
Gelecek diyorsun, gelecek ve her şey bitecek. Beni bu soğuk yerde bırakacak hali yok ya... Geliyor, geliyor ama, kolunda bi başkasıyla. Öylece geçip gidiyor önünden. Mutlu, ulaşılamayacak kadar imkansız belki.
Sonra, kendi çabalarınla küçük bir mum ışığı yakmaya çalışıyorsun. Yakmaya yakıyorsun da, rüzgar daha bir sert esiyor sanki...
Kızıyorsun kendine. Ona kıyamayıp, edemediğin ne kadar hakaret varsa sayıp döküyorsun kendine.
Kendi benliğin bile terkediyor seni. Sıkışıp kalıyorsun, yabancısın artık, kendine bile... Küçüldükçe küçülüyorsun olduğun yerde. Sen küçüldükçe daha da büyüyor etraftaki karanlık.
Ama dedim ya... umut, insanı var eden şey.
Bir gün biri gelecek ve tutup kaldıracak beni kollarımdan, güneş olacak karanlığıma. Biri gelecek ve o biri, sen olmayacaksın.