Aynı pencereden bakanlar, yanyanayken bile bazen başka başka şeyler görür ve başka başka düşlerle kapatabilirler gözlerini.
Biri gökyüzünün maviliğinde, yerle göğün birleştiği uzaklıkta hürriyeti kanatlarında kuşlarla dolanır
Öteki de belki gökyüzünün karanlığında, yerle göğün tam üstüne kapandığı sırada irtifa kaybeden uçurtmaların kuyruklarına dolanır.
Apayrı şehirlerden,farklı pencerelerden, birbirinden ayrıyken bile hep aynı yürekten bakmayı keşfedenler içinse bunları söylemek ne büyük yalandır.
Çünkü onlar o keşiften itibaren bazen gökyüzünün ayakları yer görmemiş kuşları olurlar,bazen de maviliği daha önce hiçbir resme bulaşmamış gökyüzüne demirli, çocukların ellerinde sımsıkı tuttukları ipleri ucundaki uçurtmadırlar.
Onlar hep aynı gecelerde, iki yakası asla kavuşmaz mesafelerde dahi beraber uyurlar ve ağarırken gün aynı rüyaya dalmak için yeniden gözlerini birlikte açarlar.
A