Ey Dost!
Hayatın içinde gam çekmeyen bir canlı var mıdır?
Ömründe bir kere bile âh u zâr etmeyen varlık var mıdır?
Âh u zâr etmeyen, inlemeyen, kederlenmeyen bir varlık, bir canlı...
Boğuldum.
Hiç görülmemiş bir şekilde boğuldum.
O keder havuzu,
Bitmeyen bir âh deryâsı...
O kadar derin ki,
Bir daha kurtulmak mümkün değil.
İnsan böyle bir girdaba girdi mi bir daha çıkamaz.
Âh, dedirtiyor insana.
Tükenmeyen nefes, inleme...
Susmuyor sesler, âhlar.
Kurtulmak istiyorum,
Yapamıyorum.
Ne halat ne simit ne başka birşey,
Kurtaramaz beni.
Beni duyuyorsan söyle a dost!
Var mıdır bu girdaptan kurtulan?
Çâresi var mıdır, devâsı nedir düştüğümüz o an?
Varsa söyle,
Kurtulayım bende.
Bir gam oku,
Deliyor göğsümüzü.
Yarıyor bedenimizi.
Perîşân oluyor,
Yaşlar döküyoruz.
Bazen bulutlar da ağlıyor hâlimize,
Hüngür hüngür...
Ey Dost, var olan ya da olmayan dost!
Bir penâhım yok.
Bir yârım da yok.
Saadetim, bahtiyarım,
Bir berhudârım da yok.
Neyleyeceğim ben?
Hiç ama hiç bilmiyorum,
Bari sen söyle...
Ferhat Sinan Sandal
©hüsrev
H