Yalnızlığın korkusu
sarmış ruhumu.
Saf tutmuş rakamların
mesafesizlikten
mat olmuş soğukluğuyum ben,
abaküslere sığmayan.
Çığlığım.
Lal olmuş bakışlarımla
en büyük ekoyum ben,
duygudan ahrazlara.
Tünelin sonundaki
cılız ışığa kavis veren boşluğum.
Ekmeğini süte doğrayıp
avuç içi beslenen güveyim ben.
Şairin buruşturup attığı
ilk kelimeler yumağı,
iki ucun yoruculuğundaki
ip cambazı takatim ben.
Ah! Bir sendeleyip düşersem,
yuvarlanırsam kayalıklara.
İşte o zaman
salıp yüreğimi boşluğa.
Varırım selamımla
hiçliğe,
hiçsizliğe.
M