D

BOZUK

Bir vurgun var kıyılarıma,
Bir istemsiz çaresizlikteyim.
Dalgalar hoş değil, bu şiddet iş değil.
Farklılıkların güzelliği, keşfedilmiş değil..
Hazin, hüsran ve devam eden umut.
Birileri sevinç çığlıklarında,
Yerini bırakınca acı çığlıklara,
Çok geç, umutsuzca izlemek kalır çocuklara..
Umut varken dönmeyenler,
Gözü görmeyenler,
Mantık yerinde duygu,
Duygu yerinde hormon besleyenler..
Göz bebeklerim bile şaşkın, bu andavallığa.
Batarken gemi, boğulmaya sevdalılar,
Çok değil, çıkar acısı.
Sözde büyüklerin,
Görülmeyen çıkar açısı..
Değişimden kaçan bir sabit var içimizde,
Kuma batmış ayaklarım,
Bilginin, aklın derinliklerinde.
Buralarda yalnızız, çok azız..
Çoğunluk demek, doğru demek değil bazen,
Ama çürüklerle dolu sepette;
Sen isen sağlam elma,
Sen artık "bozuksun" orda..
Ele geçirilmiş tüm ağlar.
Bu yıpranış, bu toplanış,
Hiç hayır değil.
Karnı aç, sefiller ağlar olduğuna kefil..
Yine gelir, yinelenir aynı şeyler.
Tekrar eden bu şerler.
Kalkamıyor ayağa, ışıklı bir fikir.
Karanlık, yıllardır üzerine düşer..
Kalmamış dengesi, çift çanaklının.
Kalmamış akıllısı, sözde ahlaklının.
Duyguları çerez edenlere yendik,
Kelimeye aldandık, aslında yenildik.
Vardır bir hayır diyerek geçmeyeceğim,
Ya bu uğurda ömür tüketeceğim,
Ya da bir gün;
Sürgün yiyeceğim..