Çizilmiş sınırları reddetmişim.
ben Hakkaride düşen çığ,
Şırnakta kömür yatağıyım,
Eskişehirde tabut hücre
Nevşehirde pari bacalarıyım..
Maraşta katliam
Marmariste orman yangınıyım.
Tuncelide ozanların sazı
Erzurum yaylasında çoban kavalıyım
Diyarbakırlı yedi kardeş burcu
Derikte zeytin ağacıyım
Almanyada yıkılmış bir duvar
Amerikada bağımsızlık heykeliyim
Fransada yıllanmış bir şarap
İngilterede özgürlük meydanıyım
Somalide aç bir çocuk
Hollandada bir gram kokainim,
Irakta mülteci kampı
İran da rejim muhalifi bir demokratım,
Brezilyada görkemli bir festival,
Suriye ile Lübnan arasında beka vadisiyim
sırtımdan vurulmuşum bedenim dört parça..
direniş koltuk değneğim..
alnımdaki iki renkli bayrağı göğsümün kafesinde özgürlük türküsü öten yaralı kuşla dalgalandırırım..
Ölüm kurşun olup yağar üstüme,
binlerce kez öldürülmüş ama ölmemişim.
ben sıratın cambazı,
doğal bir felaket,
sosyal bir belayım..
B