E

Bu Adam

Gideceği seziliyordu bakışlarının içerli dürtüsünden
Ne zaman yaşasa bu kaosu,
yanaklarına gül rengi bir ateş akardı
Bu adam,
kendi sonunun nakışını dikmişti
Şimdi hangi dem çalsa, bu adam telaşa vermeyecekti..
Ah bu adam,
Kapıldı mı bir kere bırakmıyordu geceyi.
Nereye gidecekti, az da sarhoştu,
Karanlık,
Karanlık iç güdülerine pusula sunuyordu!
Bu adam göremeyecekti gündüzü,
Öyleki kirpiklerinin kalkmaya hiç niyeti yoktu
Sonu belli olmayan bir soytarı kalabalığında eriyordu..