Gözlerim mi dünde kaldı
Yoksa dün mü gözümde bilmiyorum
Kirpiklerim de çapraz kafiyeli bir hüzün
Dudaklarımda tuzlanmış bir özlemle sevişiyor.
En sıcak günlerin kalıntısı havalar bu ara
Yakıcı ve bir o kadar kavurucu
Sensizliğin sızısı genzimde tüterken
Rediflenmiş günlerin kokusu tütüyor şiirlerde
Ayrılık namında bir Kolpacı peydah oldu bu ara...
Git desen gitmez, mekansız voltalar atmakta gözümün önünden, gölgeme kadar.
/Uçtan uca gül kurutan kırık testiler içinde yarınlar/
"Kaynaklar" susuz ve duâsız bereketini yitirmiş çınar yaprakları.
Kayboluşlar, peşi sıra
Buca katrandan kara
İzmir ıssız bir ada bu ara
Dört yandan titreyen korkular var sırtımda
Avazı çıkmayan yalnızlık, boğazda kalan hevesle gargara yapmakta.
Tamda şurada oturan hayallerin hazmı zorlaştıran sancısıyla sarmaş dolaşım bu ara
Hani diyorum bir vardık, bir yoktuk
Hani ne ara bir zamanlardan kaldık
Ne ara birbirimizi birbirimizden saldık
Hayretler hayret kabininde sırt değişti bu ara
Ne yakmakla bitiyor senden kalma anılar
Ne bir yenisiyle son buluyor sessizlik
Her seferinde alev almış şiirlerden kaçıyor dudaklarım;
Tembel Ağustos böceğinden çalışkan karıncaya kadar selamı var özlemlerin.
Pirelerin berberliği
Develerin tellallığı
Ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallayana dek sürsede seni özlemek
Hâtrımın mühletini kıvırcık saçlarınla gamzeli çenene saymaktayım bu ara....
Murat Çakıroğlu
©şair_nihai
Ş