C

Bu Bizim Acıklı Hikâyemiz

Seni gördüm dün bizim orada
öyle boynu bükük çaresiz gibi
yoksa sevdiğinden mi? ayrıldın
elinden tutan ın mı? bulunmaz
kalbin yaralı bir haykırış misâli!
gittim sordum derdi ne diye
konuşmadı gözleri ağlamak'lı
sonra dokundum afif koluna
ilk önce ürperdi korkmuş belli
gel dedim oturalım bir yerlere
oturduk o gün havada ne hava ha!
sanki hasret in rüzgârı başımı garip
bir şekilde döndürüyor neyse yaktım
bir dal cigara garson getirdi çayları
bir yanı mız kıyıya kadar deniz sahili
oğlan, tabi konuşamadı ilk baş
ama topladı kendini ve ilk sözünü söyledi:
Oğlan; kaç yıl bilmem kaç bahar tükendi takvimler yaprağı eksitti
gönül bir sarhoştan beter ağlar dı
Kız; bilemezsin ben neler çektim
bir zalim e kul ettiler gençliğimle
Oğlan; bekledim birgün gelirsin elbet yeniden kavuşur uz diye
Kız; biliyor musun seni çok özledim
neden gelmedin
Oğlan; yüzüm yok çünkü gelmeye
çünkü sen başkası ile evlenmiştin
Kız; biliyor musun sen kalbimi uykularımı çalan hırsızım' sın
Oğlan; ömrümün yarısı senin diğer yarısı benim demiştik hani!
Kız; Üzgünüm keşke böyle olmasaydı
Oğlan; unutalım ve tekrar başlayalım
Kız; isterdim ama imkansız bir aşk
bizim kisi
Oğlan; peki neden
Kız; ben hastayım hemde çok
1 aylık ömrüm kalmış kanserim
bunu duyan oğlan susu vermiş
Kız; birşey demiyecek misin?
Oğlan; titrek ve ağlamaklı ses
tonuyla bilmiyorum ne söylesem
ve oradan ayrılıp herkes yoluna
gider ama gözü hâlen arkada dır.
Arkadaş; alo sana önemli birşey
söylemem gerekiyor hazır'mısın
ve acıklı konuşmayı yapar;
Arkadaş; senin sevdiğin kız malesef
ölmüş,
diyince oğlan şoka girmiş
sevdiği şimdi kara toprak
Oğlan o günden sonra hali
tükenmiş yemeden içmeden
kesildi, bir süre sonra o da
hastalanıp sevdiğinin yanına
gitti.
ah! yâr bu bizim acıklı hikâyemiz
başlamadan biten bir öykü müz
bizi şarkılar bizi romanlarla ah!
anlatıyor lar aşk baharı güz gibiyiz!