Herşey güzel başlamıştı.
Oysa ki iki yaralı yürektik ve o iki yüreğin kendinden kaçışıyla sokuluvermistik birbirimize.
Acılarımızı paylaşırsak eğer azalırdı belkide öyle ummuştuk.
Cünkü,
Taşı bile saran bir yosun vardı.
Benimde bir nefese ihtiyacım vardı..
Öyle güzel gülümsüyordunki bana, sana hayır diyememiştim.
"Kalbime iyi gelirsin" sanmıştım.
Sonrası;
ruhsuz bakışlar, öpücükler, dokunmalarla doluydu bizim hikayemiz.
Sen böyle hissetmiyordun belkide iyi gelmiştim sana.
İyi kalbimin sıcaklıklarında biraz nefes almayı başarmıştın sen.
Ama bana iyi gelmiyordun sen,
Çünkü; her aynaya bakışımda gözlerimin icinde "O" vardı.
Gitmiyordu.
Ve senin kokun, nefesin, sesin yabancıydı bana yüreğim kalbim bir başkasına aitken...
Yüreğimdeki yanımda değildi belki ama rüyalarıma, düşlerime "ince ince sızarken" senin bana canım demelerin bir işkenceye dönüşüyordu.
Sana da kıyamıyordum.
Tutunmustun bana..
Sevilmek güzel bir şeydi elbette ama sevmekte lazımdı, sevildigin kadar.
Ama işte hep bir eksik kafiyedik biz..
İşte bu yüzden şimdi vazgeçiyorum senden.
Çünkü biz olamıyoruz.Yalnızlığı paylaşan yalnızlık kaderdaşı olmaksa benim ruhuma ters..
Er yada geç birgün muhakkak bitecekti bu oyun, daha fazla ne kendimi nede seni kandırmak istiyorum...
Olmadı benden senden kocaman bir biz. Çünkü yaralarımız tazeyken yanlış zamanda karşılaşan yaralı çocuklardık biz.
Ve ben hep vazgeçilen biriyken yine vazgeçilen olmamak için bu defa "ben vazgeçtim"...
Hoşcakal yalnızlık arkadaşım...
Nevin Aktekin Gülfırat
©nevince
N