Bu kent yalnızlığı iyi bilir
909 yaşında ki kız kulesi iyi bilir özlem çekmeyi.
Rumeli Hisarı özler güneşin en çocuk halini,
sen güzelsin,ben çirkinim ne fark eder?
671 yaşında ki Galata kulesi unutur mu hiç?
sevginin,aşkın en masum zamanlarını?
Bu kent çaresizliği iyi bilir
Darbeyi,ihtilali,savaşı,barışı.
Bizi bilmez mi sanıyorsun?
Güneş bir daha doğmasa da pencereme
Balkon çiçekleri solsa da birer birer yalnızlıktan,
Hayatta yaşanacak bir şey bulamasam da,
Seni özlüyorum.
İltica edecek bir kalp bulamadım.
Senden önce gözlerim karaydı,
senden sonra göz altlarım kara.
Bu kent umudu olmayanı iyi tanır.
Hiç giremediğim kalbine ihtilal olur ölüşüm.
ve söner ölen yıldızlar gibi gülüşüm.
Bu kent geceleri iyi tanır.
bir zerdüşt gezinir içimde,
yeni bir inanış yaratır gecelerden,
adını da sensizlik koyar.
Bu kent ayak izlerimi taşır.
Belki yürürsün aynı sokakta,
Ayak izime denk düşer ayak izin.
Belki rüzgar taşır kokumu sana.
Belki, belkiler den de kurtuluruz.
Belki,gider bir gün içimden sevdan.
Kırılır kaburgam,cesedimi yıkar Marmara an be an.
Seni uğurlarım belki bir gün şu kahrolası sevdamdan.
Sana kavuşurum belki.
Seni terk ederim belki bir gün ,beni terk ettiğin gibi.
Bu kent dünyayı iyi tanır.
Ufuk çizgisi görünür çok uzaklarda,
evren kayar.
dünyanın ekseni oynar.
fizik kurallarını alt üst eder yokluğun.
ama sen yine de,
kalbimden bir milim oynamazsın.
©tuncaydyb
T