İçin için içine ağlayanların efkarını taşır artık bu şehir,
Güneşi bile hırçın doğar,
Ürkütücü sokakları,
Geceleri zindan karası,
Baharına çiğ düşmüş bu şehrin.
Rüzgar bile esmez olur,
Ben yine de rotamı sana çeviririm,
Kâh bir çığ gibi oturursun baş ucuma,
Kâh dalgaların savurur eteklerimi, Gizemin de boğulurum,
Almaz koynuna beni bu şehir..
Kulaklarım da aşk 'ın sihirli nağmesi, Döner dolaşır yine gelir,
Dilim kördüğüm, ellerim yazar seni,
Yitip giden zamana karşı olabildiğince ümitli,
Alabora olur yüreğim de bu şehir,
Bir sen gerek bu aciz bedene,
Bu şehir sessiz,
Bu şehir sensiz,
Başı eğik,
Bir sen bu yorgun yüreğe,
Bir kuşun kanadın da sana gelir,
Çaresiz..
Sensiz kalmış kalbimin silüeti belirir her
gün bu şehir de,
İster aç ellerini sarıp sarmala,
İstersen sonsuzluğa yolla aç pencereni...
🍁22.10.22🍁
©muaşaka
M