Geceleyin bir ses doğuyor bazı
karşı tepelerde usulca duyulup
geziyor vadiden ileri doğru
ıssız otların arasından süzülüp
ürperiyor yalın ağaçlı orman
peşinden giden çok olmalı
uçurumun önünde durmalı
bu ses hiç masum olmamalı
dinleyen kulaklar iki yana açılıyor
ağzından hiç ses çıkarmayıp
çalıların arası usuldan çatırdıyor
sessiz nefes alır gibi yakınlaşıp
bu ses ormana öyle bir yabancı
bekliyor karşıdaki dik yamacı
sanki uzun kulaklıların öbür amacı
atılan olursa takılır son tacı alnına
sesin kesilmesi gerekiyor yavaşça
işaret parmağını çubuğa dokundurup
nefes alması bile duruyor ansızın
vazgeçmiyor saplanırken kalbine acı...
©m.b.
S