Ütüsü bozuk anıların da kumaş izi kalır
soru işaretleri'nin yere eğerken başı dik duran pencere kenarın daki türkülerin serisidir.
Ben bilirim mesela bozuk pencere deki
aralarken söylediğimiz hep bir ağızdan
manasıdır
bu ezgisi dir şafak sayan vaktidir.
Gözlerimin deryasın da yıkandı ruhum sulak çeşmesi bu durmadan akar pınarları dır. gelmeyeceklere nöbet tutar kalemin hasretlere çukur açar mezar bulsa lar ben de oradayım. üzerimi gömün üzerini gömdükleri
gibi biz yeniden diriliriz bir oluruz dostluklar
ölmez sevgiler tükensede ben seni başkasının yerine koymadım sadece sever gibi olmuştum
hislerime yenildim ama artık nokta koydum
benim hislerim senin önune
geçemez seçim ise seni seçerim.
çünkü bizim duası kabul olacağına inandığımız düşlerimiz var terste olsa bitmez
bu hayatın sonudur. bir yenisi daha eklenir
hep ne kadar ütülersek te bozulur
elbisemiz parçalara ayırır düğümlere
bağlar bağladıkça bir ipe tutunması düğüm olurken düğünüdür sırlardan
kaçamayan yalanların seyir defteriydi
sustuklarini yazan konuştuğunu anlamayanlara karşı sarnıcında birikirdi biriken
sessiz harfleriydi boğdukça su da kabardi
bizi kimler ayırdı anıları sabit
o anıları nasıl sileyim ben her gelen eskisini arattı
Senin yerin ayrı oldu hep seni nasıl ele
vereyim
Biz değil de asıl
Bizi ayıranlar utansın kardeşi kardeşe kırdıran gammazlayanlarlar vicdan terbiyesinde ölçülsün terazisi son sözlerimiz
muhakkak duyulacak biz susacağız
iç sesimiz sefaaat edecektir.
yapılan iyiliklere boyun eğmez o çün ku unutmaz dünleri de yıl kaç olursa söyler dili
tebessümleri de görmezden gelemez
Asıl şiiri işte yazılmayan mektuplara arkasi dönük adresidir aynadan
bakarak kendine bir dönse dökülür
sırrı kendisini vukuatları gösterir di
şimdi düğüm leri çözemezler
çerçevesi kırık çerçeveden bakarken ben sol yanımi sıvazlayan omzu düşük fotoğraflar
astı yüzünü
Eli avuca sığmayan
profilllerin ahı var. asılan yüzümün
kahır mektubu bu şiir göndere
kadar çekilen mutlu ol duaları 'nın çığlık sesi son nefesini duyun kulaklarinizla
Alaycı kuşlarin kahkahalarıni duydum
bülbül yüksek ten uçarken kalabalık ta ezilirken üzerine basılan kanatları kıramazlar çamuru üzerine siner tüyü düşse de yere uzaktan bakacağım o kahvedeki hüzünlerimize
giden günlere inat dibe vururken telvesi soğudu kalemim tebessümlere de ben-i benden
götüren Bu gidişlerin takip eden bir yolu olmayacak mı yoklugum bile
zulümle karşılanır atılan oklarında
sahibi belli dir ya bir
hasbelkader Allah senin de yanında benim de
muhakkak
©ebrulimsi5
E