Askısı düşmüş artık perdenin
Yarından tek görünen karanlık
Söyleyemediğiniz o hecenin
Gecesindeyim büsbütün
Bak sanıldı yakarışlar
Sarıldı yarından hüzün
Irmak üstü pencerenin
Suyu kirli büsbütün
Suskun değil ıskalanan onca kurşunlar
Şeklini gösteriyor gökyüzünün
Konuşmak sadece dille olsaydı
Yaradan söylerdi belki her yüzünü
Bu tozlu bir raf değil
Bu ya yanında yada yarında bu
Bul kısmi cennetini
Bu uzun uzadıya konuşulacak çizgidir bu
Fare vasıfsız hayvan sayıldı
Oysa milyarları vasıflaştırırken
Aslan ormanın kralıydı
Ta ki başını okşayana dek
Kim ne uğruna yaşamalı
Sahipsiz bedenlerin işi ne
Pranga çürütsende bu cesete
Yeni bir sayfa düşünecek gökyüzünde
Gayemiz neydi bizim
Neydi onca yıkık dökük minare
Bir ay doğacak günyüzüne
Güneş bile yokken tepende
Bu tozlu bir raf değil
Bu ya yanında yada yarında bu
Bul kısmi cennetini
Bu uzun uzadıya konuşulacak çizgidir bu
Omuzlarına al bütün dünyayı
Bütün cihan seninle yoğrulsun
Hatta en ıssız geceyle selamlaş
Selamlaşki onda da hakkın bulunsun
Gaybın değil bu
Herkese bulaşmış kördüğüm
Herkesin üzerinde dolaşan bir suskun
Bir sabah uyandığında aklına gelen ilk şarkı
Veya uykuda mırıldandığın o an
Bu tozlu bie raf değil
Ya yanında yada yarında bu
Bul kısmi cennetini
Bu uzun uzadıya konuşulacak çizgidir bu
Boğulmakta olduğun bu sular durgun
Suskun dünyanın yüzü solgun
Her ne kadar sakar olsada
Yerinden kıpırdamayacak kadar yorgun
Anlatılmaz bir tarif değil bu
Çokça önüne çıkan bir sorun
Bilinmez bir diyar zamanda
Bu bir raf değil
Ya kalanda yada gidende bu
Hiçbir zaman olmayacak kısmi cennetin
Bu konuşulmuş çizginin bir ötesi bu
©melihkhvci
M