Tatlı, hoş bir pazar sabahı böyle. Oturmuşuz akşama mangal düşünceleri falan beyinde. Sırıtan yüzler, ağlayan bebişler evde. Sonra zil sesleri, kapı çalar. Sanki borçlusun alacaklın gelmiş, açmazsan kıracak. Ya da telefon çalar, doktorsun. "Acil hasta, ameliyata gel, kan kaybediyor." Böyle bir sene gibi geliyor bana 2020, alışılmışın dışında.
Kim isterdi ki bu döneme denk gelmeyi? O kapıyı açmayı, planları rezil etmeyi. En basitinden ben ister miydim lise yıllarım ziyan olsun? Sanki mahalle maçındaydım da Memet Abi tam kaleden çıkmama izin verdi, gol atma umutları canlanıyor kafamda. O sırada akşam ezanı okundu, annem balkonda eve çağırmalar, seslenişler. Böyle hissettim ya lan. Eminim, hayattan bir beklentiniz varsa ya da tek motivasyonunuz ders çalışıp bu zamanı değerlendirmek değil ise siz de böyle hissetmişsinizdir. Okuyup bir baltaya sap olamayınca birikimiyle kafe açan abiler, yeni atanan sağlık çalışanı ablalar. Umutlarımız, heyecanlarımız, yeni arkadaşlarımız, en güzel yıllarımız... Sanki bütün tasolarımızı kaybettik. Öyle değil mi? Hepimiz eve çağrıldık. Geçtik odamıza hevesimiz kursağımızda kalmış şekilde. Şöyle düşündük "Yarın yine maç yaparız bu sefer kaleye Ahmet geçer." ya da şöyle dedik içimizden "Bir taso borç alır hepsini yutarım, geri kazanırım tasolarımı." Bunları düş edip içeri geçtiniz gülümseyerek. Bir de görmüşsünüz ki televizyon başında herkes. Bulaşıcı bir illet, sokağa çıkma yasakları, depremler, artan kadın cinayetleri, Kobe Bryant gözlerini yummuş dünyaya. Yarın gol atamayacak, tasolarını geri kazanamayacak durumda olmanın verdiği hüzün yetmezmiş gibi sevdiğin bir sporcunun öldüğünü, enkazları, artan cinayetleri ve dahasını görüyorsun. Tümü aniden üst üste gerçekleşiyor. Böyle bir sene gibi geliyor bana 2020. Hayatımızın yaklaşık bir yıl kadarı ki daha da uzayacak herhalde durmadan devam eden can sıkan olaylarla geçip gitmekte. 2020 ağır bir yemek sanki, bunun hepsini aniden yedik. Açıkçası ben halen sindirebilmiş değilim.
Tabii daha sonra çeşitli kısıtlamalar dahilinde sokağa çıkmamıza müsaade verildi. Çok denedik eskisi gibi olmayı. Ancak maskeli koşulmuyor, sosyal mesafeli de taso oynanmıyor be sayın başkanım. Memet abi de korona olmuş. Kaleye geçmedim, çok gol attım. Fakat bir türlü keyif alamadım. Her şey eskisi gibi olacak elbet. Ama ne zaman, ben büyüyünce mi?
©flubaran
F